ÜRÜNLERİMİZ

Grobeton

Mukavemetin önemli olmadığı dolgu, tesviye ve temel altı betonu olarak kullanılır.

Grobeton yapımındaki amaç zemin ile temelin irtibatını keserek zeminden gelebilecek su veya zararlı kimyasalların temel betonarmesine zarar vermesini önlemek ve temel altının donatı döşenmesi için gerekli düzlüğe getirmektir. Ayrıca, beton yollarda alt temel tabakasında kullanılabilir.

Geleneksel betonun bazı durumlarda istenilen özellikleri sağlayamaması özel betonların kullanımını zorunlu kılmaktadır. Bu bildiride bazı özel beton tipleri önemi, malzeme ve karışım oranları, özellikleri ve uygulama alanları açısından tartışılmıştır. Ağır agregalar ile üretilen ağır beton normal betona göre %50- 100 daha yüksek birim ağırlığa sahip olabilmekte ve genellikle nükleer santrallerde radyasyon kalkanı olarak kullanılmaktadır. Şiddetli kimyasal etkilere maruz kalınan durumlarda polimer betonu yüksek geçirimsizliği ile yeterli dayanıklılığı sağlamakta ve endüstriyel döşemeler ile köprü tabliyelerinde polimer beton kaplamalar donatı korozyonunu önlemede etkin olmaktadırlar. Kolay ulaşılamayan veya kalıp yapma zorluğu olan yerlerde iri agreganın önceden yerleştirildiği ve aralarına harç veya hamur enjekte edildiği prepakt beton rötresiz olması ve yüksek geçirimsizlik sağlaması nedeniyle uygulanmaktadır. Tünel kaplaması, katlanmış plak çatılar ve kabuklar için püskürtme beton uygulaması ideal olmaktadır. Şev stabilitesi ve onarım amaçla da kullanılan püskürtme beton daha az kalıp masrafı nedeniyle avantajlı olabilmektedir. Köprü ayağı, liman, açık deniz platformu gibi su yapılarının inşaatında su altında beton dökümü kaçınılmaz olmaktadır.

Özel amaçlar ve kullanımlar için geliştirilmiş olan birçok farklı tip özel betonlar bulunmaktadır. Genelde, portland çimentosu matris fazı ve/veya agrega fazı bir şekilde değişime uğratılarak bazı beton özelliklerin değiştirilmesi, iyileştirilmesi ve/veya betona yeni bazı özelliklerin kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu özel tip betonların bazıları çok uzun zamanlardan beri inşaat sektöründe kullanılmalarına rağmen, bazıları ise beton endüstrisine yeni kazandırılmaktadır. Bu bildiride bazı özel beton tipleri tanım ve önemi, malzeme ve karışım oranları ile özellikleri ve uygulama alanları açısından tartışılmıştır.

Yapı malzemesi kullanımında her bileşeninin kendini dışavurmasını savunan brütalizmin de etkisiyle 1950’li yılların sonlarında Türkiye’de de brüt beton kullanımı yaygınlaştı. Modern mimarlık ve mühendisliğim simgesel yapı tekniği betonarme ile üretilen yapılar, bugün artık yarım yüzyıldan daha yaşlı ve yıpranmış durumda. Kullanım ömrü dolan bu yapıların hasarlarının değerlendirilip tarihî yapıların bütünlüğüne duyulması gereken özenle onarılması, yeniden işlevlendirme ve rehabilitasyon çalışmalarının yapılması gerekiyor.

Günümüzde en önemli yapı malzemelerinden biri olan beton, geniş uygulama alanıyla mimarlar ve mühendislerin tasarımlarında en çok kullandığı malzeme olmaya devam etmektedir. Basınç dayanımı yüksek ancak çekme dayanımı düşük olan betona çeliğin ilave edilmesiyle betonarme elde edilmiş ve hem basınca hem de çekmeye dayanıklı bir malzeme oluşturulmuştur. Böylece mimarlar ve mühendisler istedikleri geometride yapıları tasarlama fırsatı bulmuşlardır. İstenilen şekil ve boyutta kolaylıkla üretilebilmesi, yüksek basınç dayanımı, çelik donatılarla iyi bir aderans göstermesi, dış etmenlere karşı dayanıklılığının diğer malzemelere göre daha yüksek olması ve bu nedenle de bakım işlemlerinin ve masrafının daha az olması, ekonomik bir malzeme olması vb. avantajları betonun güncelliğini korumasını ve vazgeçilmez bir yapı malzemesi olmasını sağlamıştır.

Zemin şapı tesviye betonunun üzerine 4-7 cm kalınlığında dökülür. Şap betonu kullanım amacı ise: Tesisatın üstünün örtülmesi, zeminin izolasyonu, tüm zeminin aynı teraziye (hizaya) getirilmesi, güzel bir görünümün elde edilmesi, fayans veya parke gibi uygulamaların düzgün bir zemine oturtulması için yapılan beton uygulamasıdır.

Betonun sınıflandırılmasında en çok "basınç dayanımı" kavramı kullanılmaktadır. Küp veya silindir şeklinde ve belirli ölçülerdeki kalıplara yerleştirilen betonun standart bekleme koşullarında 28 gün bekletildikten sonra bir basınç presi ile kırılması neticesinde birim alanın taşıdığı yük olarak belirlenmektedir. Beton basınç dayanımı, aslında 28 günden sonra da giderek azalan bir hızda yükselmeye yıllar boyunca devam etmektedir. Malzeme kalitesindeki değişkenlikler, betonun kıvamı, su / bağlayıcı oranı, betonun bekletildiği ortamın fiziksel özellikleri basınç dayanımını etkileyen en önemli parametrelerdir.

ÇEKME DAYANIMI Beton çekme dayanımı, basınç dayanımının yaklaşık olarak onda biri mertebesindedir. Betonarme yapıların dizaynında çatlama momentlerinin hesaplanmasında, çatlama genişliklerinin kontrol edilmesi amaçlı donatı hesaplanmasında, erken yaş termal gerilmelerin neden olduğu çatlakların belirlenmesinde ve önlenmesinde, sehim hesabının yapılmasında beton çekme dayanımı bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Yarmada çekme dayanımı ve eğilmede çekme dayanımı şeklinde iki adet tespit metodu bulunmaktadır. TS 500'e göre karakteristik çekme dayanımı (fctk) ile karakteristik basınç dayanımı (fck) arasında Fctk=0,35 √fck bağlantısı verilmektedir.

Yine TS 500'e göre eksenel çekme dayanımı, yarmada çekme dayanımının 1,5 ile, eğilme dayanımından elde edilen dayanımın 2 ile bölünmesiyle elde edilir.